Kemal ÇAPRAZ
İstanbul elden çıkar mı?
Bukadar siyasi çalkantının arasında bu soruda nereden çıktı diyebilirsiniz. Haklısınız… İstanbul, Türkiye"nin kültürel başkenti… Ticaretinin merkezi… 95 ülkeden büyük bir şehir… Dünyanın en önemli kültür merkezi… Böyle olunca da tabiî ki dünyanın gözü bu şehirde…
Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin düzenlediği bir toplantıya Eminönü Belediye Başkanı Sayın Nevzat Er de katıldı. Meslekteki kıdemli gazetecilerimiz Babıali"nin eski günlerini hatırlatacak projeleri, Eminönü Belediye Başkanına sundular. Bizleri de şahit tutarak tabiî ki…Şimdi bu projelerin yapılacağı günleri bekliyoruz. Sayın Engin Köklüçınar"ın davetiyle katıldığımız bu toplantının çıkışında Eminönü Belediyesi"nin yayınladığı Eminönü isimli bir dergi de hediye edildi. Ocak-Şubat 2008 tarihli, 44 sayılı derginin içini açtığımda dikkatimi çeken bir yazı oldu. “Bu şehirde efsane de bitmez, hazine de… Efsaneler diyarının hazine sandığından” isimli yazıda birbirinden ilgi çekici bölümlere rastladım. Ama bir tanesi var ki, gerçekten hayretler içersinde kaldım… Efsane adeta beni çarptı…
Dergide anlatılan efsaneyi buraya aynen alıyorum. “ İstanbul"un define sandığında, Fatih Sultan Mehmet"in adının geçtiği gizemli efsaneler de bulunuyor. Fethin ardından Ayasofya"nın önüne gelen Fatih, derin bir inilti duyuyor. İniltinin geldiği yöne yönelenler, burada zindana atılmış perişan halde bir keşişe rastlıyorlar.
Keşişe neden zindana atıldığını soruyorlar. Keşiş, İstanbul"un Türkler tarafından kuşatılması sırasında İmparator Konstantin tarafından çağırıldığını ve bir fal bakmasının istediğini söylüyor. İstanbul"un Türkler"in eline geçip geçmeyeceğini soran İmparator, falcının şehrin Türkler"in eline geçeceğini söylemesiyle öfkelendiğini ve onu zindana attırdığını anlatıyor.
Bunu duyan Fatih, keşişin yeniden fala bakmasını istiyor ve İstanbul"un Türklerin elinde kalıp kalmayacağını soruyor. Keşiş, "İstanbul Türkler"in elinden savaşla çıkmayacak. Lakin öyle bir zaman gelecek ki ellerindeki emlak ve toprak azalacak, bu surette İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak" sözlerini söylüyor.
Bunun üzerine Fatih, "İstanbul"da edindiği yerleri yabancılara satanlar Allah"ın gazabına uğrasınlar” diyor.
Bu yazının yayınlandığın dergiyi çıkaran AKP"li bir belediye… Yabancılara toprak ve mülk satışını serbest bırakan da AKP iktidarı…
İlginç değil mi? Yine, başbakanlığın hazırlattığı raporda, “İstanbul"un Türk ve İslam gibi negatif kavramlardan kurtarılması gerekir” denmiyor muydu?. Patrikhane başta olmak üzere İstanbul"da yabancılara satılan mal ve mülkte çok önemli bir patlama var.
Çıkarılan Vakıflar yasası ile de, yabancıların daha önce elinden çıkmış vakıf mallarının iadesi söz konusu…
Şimdi elimizi avucumuzun içine alarak, Fatih"in bedduasını birkez daha düşünelim.
Evet, İstanbul savaş yoluyla elimizden çıkmaz… Buna bende bütün kalbimle inanıyorum. Ama İstanbul kültürel olarak elimizden çıkıyor. Toprak ve mülk satışları sebebiyle elimizden çıkıyor.
İstanbul"a hakim olan Türk ve İslam kimliği geri plana itiliyor. Yerine Doğu Roma yani Bizans kültürü ayağa kaldırılıyor. Bizans"a ait ne varsa restorasyon planları arasında… Ama Türk-İslam eserleri bakımsızlıktan yok oluyor.
Özellikle Eminönü, İstanbul"un merkezi… Bu kültür merkezindeki Türk-İslam eserlerinin bütün haşmetiyle ayağa kaldırılmasını beklemek hakkımız.
Artık yabancı ülkelerin bizim için hazırladığı kültür planlarını bırakalım. Biz kendi tarihi değerlerimizi korumanın yollarını bulalım.
İstanbul"daki malını mülkünü, toprağını yabancılara satanlara da Fatih"in bedduasını yeniden hatırlatalım:
"İstanbul"da edindiği yerleri yabancılara satanlar Allah"ın gazabına uğrasınlar”

Oyle gozler vardir ki,sozlerden iyi anlatir.
Oyle sozler vardir ki,o gozleri aglatir..

altinda yasadiğiniz BAYRAGA,
üzerinde yasadiğiniz TOPRAGA sayginiz olsun..